Düşünce’de tutarlılık

 Matematikte “sabite” diye bir kavram vardır. Sabite, her hangi bir işlem yapılması için esas alınan zemin/usûl/çerçevedir. Tam anlamıyla matematiğin işlevsel ve varlıksal olarak yapısıdır. Mesela “oran sabiti (k)” oran ve orantı konuları için bir sabite’dir, taban aritmetiğinde “onluk taban”, dört işlem için bir sabitedir vs.


Tıpki matematik gibi diğer alanlarda da üretebilmemiz için bir takım sabitelere ihtiyaç duyarız. Mesela islam dininin temel sabiteleri kur’an ve sünnettir -bütün resmi mezheplerin kabulüyle-.


Felsefe’nin sabitesi intisap ettiği usule göredir. Misal rasyonalizm’de akıl (mantık), Emprizm’de deney, Gnostisizm mükaşefe’dir vs.


Görüldüğü üzere her “sonuç/hüküm/düşünce/yargı...” üreten bir alanın kendine özel bir sabitesi vardır. Bu sabite, içerisinde usûlünü de barındırarak o alanın alan kabul edilmesini sağlar. 


Yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere bir düşüncenin var olabilmesi için bir alana (usule) ihtiyaç duyduğu ortaya çıkmaktadır. 


Hali sebepten bir kaç düşüncenin kendi aralarında tutarlı olması için de aynı alandan husule gelmesi gerekir. Zira bir okul (ekol), sabitesi farklı olduğu için diğer bir okuldan ayrılır ve dolayısıyla sabite farkından onun doğrusunu da doğru kabul etmez. 


Hal sebepten farklı okulların doğrularını ihtiva eden birden fazla görüş tutarlı olamaz. -şayet farklı sabitelerle yeni bir okul inşa edilmemişse...-

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Matematik ne işimize yarayacak?

Grek Felsefesi T. Not (1)

Mitoloji, Ne İş Yapar?